osman yüksel serdengeçtiden

*** Bir alem özlüyorum; Asrı saadet gibi ebedi faziletlerin kavi İmanların, temiz vicdanların hüküm sürdügü bir alem !.. Bu alemin sakinleri, kelimenin tam hakkı ve hakiki manasıyla insan olsun ! İçleri huzur, dışları nur ile dolsun !.. Geceden başka karanlık, gök gürlemesinden başka gürültü görmesinler, duymasınlar...

Bir alem özlüyorum ki; Orada kadınlar dıştan kızarmasın, boyanmasınlar. Yüzlerine bakınca kızlık ve gerçek kadınlıgın kendine has o güzel edepli utancıyla içten kızarsınlar. Kadın sokakta yırtık yırtık dolaşmasın, erkeklerle dalaşmasın. Özledigim alemde kadın, sözde inkılapçıların, sokakta kafeslemek için kafes arkasından kurtardıkları kadın, hayvani ihtirasların dindirildigi bir zevk aleti haline getirilmesin. Dairelerde kadın, zani bakışların, şehevi akışların istilasına ugramasın. Kadın evinin dairesinden çıkmasın. Yuvasının ışıgı, evinin aşıgı olsun. ‚'CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR .'' Sözünün sırrına erişsin; ana olsun !...

Bir alem özlüyorumki; Orada erkekler evinden başka hane bilmesin. Aileyi bir gaile, çocuklarını çekilmez bir dert gibi görmesin., bu hale getirmesin. ‚''EVLAT KOKUSU CENNET KOKUSUDUR.'' Hadisi ile duygulansın. Içi cennet, dışı cennet olsun.; cinnet olmasın. Erkek kendi karısından başka kadın, kadın kendi kocasından başka erkek tanımasın, sevmesin. Ailenin reisi olan erkek; ayarlı, kararlı, kavi, metin, vakarlı ve çalışkan olsun. Yuvanın kurucusu kadın; temiz, cefakar, vefakar, sabırlı, saygılı , sevimli olsun.

Bir alem özlüyorumki; Orda gençler, orda delikanlılar deli denizler gibi dalgalanıp coşanlar, Mukaddes bir davanın ardında,peşinde koşanlar olsunlar. Alemlerin Rabbına inansınlar. Küçük dalgaları, dalga geçmeyi, kaldırım sevdasını bıraksınlar. İman cephelerinin sesi susturulmuş, gençlik korkunç bir boşluga atılmış !.. Kimi kahvelerde zamanı öldürüyor, kimi hayatı rakı şişesinde görüyor, meyhanelerde varlıgını kadeh kadeh içip, kendinden geçip, tükeniyor. Kimi sinema ve Tiyatroya düşkün !.. Kiminin aklı ayakta, ayak takımında yer almış. Heyecanı, kanaatı bir topun arkasında yuvarlanıyor, bir aga takılıyor... Böyle gençlik yok benim özledigim alemde !.. Bet beniz sararmış, gözlerinin altı morarmış, sarsak, çarpık, titrek, başlamadan bitmiş, bitmeden tükenmiş gençler... Agızları rakı, ayakları ter, donları pislik kokan gençler... Böyle gençler yok bizim alemimizde !..

Öyle biralem özlüyorumki; Bu alemde analar –KOCAKARI- babalar, MORUK, çocuklar, ZAMANE, olmasınlar. Nesiller birbirini tanısın, anlasın, sevsin ve saysınlar...Memurlar, amirler asliyetlerini maaşı aslilerine göre ayarlamasınlar. Hiç kimse aslını saklamasın. Bir santim yükselmek için bir metre egilen başlar, baş olmaktan çıksın. Baş, yerini ayaga terk etmesin. Söz ayaga düşmesin. Dalkavukluga, riyaya, putlaştırmaya giden bütün yollarkapansın. İsdimlerden, resimlerden, şekillerden el hazer (sakın,sakınınız)... Özledigim alem, işte böyle bir alem !..

Öyle bir alem istiyorumki; Orada adalet, orada demokrasi, Hazreti ömer de tecelli ettigi gibi etsin. Kanunlar az fakat öz olsun. Yabacı memleketlerden roman terceme edilir gibi edilmesin. Yabancı ve yalancı yollardan gidilmesin.Halkın dininden, Halkın vicdanından, Halkın içinden çıksın. Kanunlar hak nizamına uygun olsun. Mahkemelerden ‚''Bu gün git yarın gel'' levhası kalksın !..

Öyle bir alem özlüyorumki; Orada serveti hiç kimse, hiç bir vesile ile şerre alet etmesin, edemesin. Paraya ve paralıya tanınan sonsuz imtiyaz kaldırılsın. Herkes alnının terini, elinin emegini yesin. Sefaat ve sefalet yanyana yürümesin. Kimse mala mülke ebedi imiş gibi sarılmasın. Onun Allahın bir nimeti oldugunu bilsin, emaneti bu yolda sarfetsin...

Öyle bir alem özlüyorumki; Orada insanlar fani olduklarını bilsinler. Yolcular gibi olsunlar. Her türlü kötü ihtirasını bıraksınlar.'' Mal sahibi mülk sahibi/ Hani bunun ilk sahibi'' hakikatını anlasınlar. Her şeyin ilkini ve sonunu düşünsünler...

Öyle bir alem özlüyorumki; Orada maarif, orada mektepler, terbiye ve telkin müessseleri olarak cemiyete insan yetiştirsinler. Diplomalı, vesikalı cahiller degil !.. Hocalar gerçek mürşit olsunlar. ‚'' Beşikten mezara kadar ilim,ilim senin kaybolmuş malındırt, bana bir kelime ögretenin kırk yıl kölesi olurum.'' Sözlerinin kudsiyetini takdir etsinler...

Öyle bir alem özlüyorumki; Orada sudan, ayrandan başka bir şey içilmesin, kafa çekilmesin esrar çekilmesin, bıçak çekikmesin. Nutuk çekilmesin...

Öyle bir alem özlüyorumki; Orada neşriyat. Matbuat, kitap, hitap hakka, hakikata uygun olsun. Fertler degil, dertler konuşsun, yazılanlar, neşredilenler milletin alın yazısı, yürek sızısı olsun ! Agızlar ceplere baglı olmasın. Cepler açılınca açılmasın ! * HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR.* Hadisinin yükü altında kimse kalmasın. Yazanlar, basanlar, yazanlar şeytan degil, insan olsunlar. Kâr hırsı, politika hırsıyla hareket etmesinler.Aşagılık duyguları gıcıklayıp, mideleri karıştırmasınlar. Hakka, halka dayansınlar. Baldır-bacak ticareti yapmasınlar, İki yüzlü paraya tapmasınlar. Ruha ve kalbe hitap etsinler...

Öyle bir alem özlüyorumki; Orada insanlar topraktan ayrılmasınlar, küçük ,temiz, mütevazi evlerde barınsınlar. Beton ve çelik kesafetinden, Bina ve zina medeniyetinden kurtulsunlar. Yiyecekleri sade, , giyecekleri sade olsun. Teferruat, merasim ve cali (uydurma) hareketlerle insan tabiatını bozmasınlar. Her şey kendiliginden gelsin. her şey kendiliginden olsun...

Öyle bir alem özlüyorumki; O alemde milletler, devletler gökteki yıldızlar gibi kendi mahreklerinde seyretsinler. Çatışmasın, çarpışmasın, dögüşmesinler. Ayry ayrı milletler, renk renk ırklar, tıpkı güneşin ziya ları gibi, bir mihver, bir aşk, bir hakikat etrafında, Halikın (yaratanın) etrafında kendilerinden geçercesine dönsünler...(Nevton çarkı gibi) Renkler, ırklar, milletler kaynaşsın. Devletler anlaşsınlar. Bir Allah, bir alem ve bütün insanlar... Büyük ahenk, büyük din, büyük nizam !.. ÖZLEDİGİM ALEM BUDUR...

(alıntı;imam-hatipli@googlegroups.com)