adresli alıntılar; Necdet Tosun’u (tonton aşçıyı) hatırlamak
Türk sinemasından kimler geldi geçmedi ki, o baki kalsın. Sinemanın aşçısı olarak tanıdığımız Necdet Tosun belki hayatta değil ama filmleriyle ve sevimli repliklerine münhasır tombul haliyle hâlâ hafızalarımızda.
SEYİD ÇOLAK
1975 Yılının bahar aylarında kaybetmişiz onu, aradan tam 33 yıl geçmiş ki bu da bizim onu özlememiz için büyük bir sebep belki de. Necdet Tosun’u Türk sinemasında çoğunlukla oynadığı sevecen rollerde hatırlıyoruz. Tonton sevimli haliyle kah aşçı olur, kah şerbetçi olur, kah manav dükkanı işletirdi.
Onun da Türk sinemasıyla başlaması zıt karakteri oyuncusu sinemanın kötü adamı Erol Taş gibi tesadüfle olmuştur. Yaşamı boyunca değişik işlerde çalışan Necdet Tosun lokantacılık yapmış, leblebicilik yapmış ve terzilikten sonra da sinemaya transfer olmuştu. Aslen Balıkesir-Burhaniyeli olan aktör terzicilik yaptığı sırada Burhaniye’ye gelen bir film ekibinin setine gider. Fiziğiyle film ekibindeki elemanların dikkatini çekince de kendisine Türk sinemasının yolu açılır. 1955 yılında Şinasi Özonuk’un çektiği “Üsküdar’a Giderken’ filmiyle de sinemaya ilk adımını atar. Bu filmin devamında ise peşi sıra yan rollerde oynaması için teklifler alır. Teklifleri olumlu değerlendiren Necdet Tosun, ‘Katibim’, ‘Ayşecik’, ‘Cilali İbo’ ‘Yumurcak’ ve ‘Mirasyedi’ gibi filmlerle beraber Türk sinemasında 400’e yakın filmde oynama başarısını göstermiştir. Rollerinde yapmacıktan uzak sevimli gülümsemesi ve Yumurcağı kovalamaya çalışırken göründüğü paytak koşuşuyla hatırlanan yufka yürekli bu adam hep iyi rollerle hatırlanıyor. Yüzündeki masumane görünüş onun hayatta kötülüğe kapalı bir karaktere sahip olduğunu gösterir cinstendi. Yakından tanıyamadığımız için kendi kişiliği hakkında yorum yapmak da istemeyiz. Fakat biz de bıraktığı intiba hep olumlu görüntüsündeki gibi iyi adamdı. Kötü adam olmaya çalıştığı ve Sadri Alışıkla oynadığı film olan ‘Bitirimler Sosyetede’ filminde baba (mafya babası) rolünü üstlendiği karakterde dahi bizi korkutmayı başaramamış aksine mimikleriyle güldürmüştü. Üzerine yapıştığı aşçı karakterinden gocunmamış olacak ki çoğunlukla filmlerde mutfakta görürdük kendilerini, uşak rolleriyle hafızamıza kazınan Sami Hazinses, babacan rollerin adamları Hulusi Kentmen ve Nubar Terziyan, şaşkın bakışlı Cevat Kurtuluş ve Türk sinemasının en doğal davranan kadınlarından Mürrevvet Sim belki de onun en iyi rol arkadaşlarıydı. Bu gurup bir toplandı mı film de tam bir gerçek Türk Mahallesi havası estirilir adeta o neşeli mahallede bulunmak isterdik. Birbirlerine atışmalarını, bazı zaman birbirlerini kollamalarını ve hep beraber tavır koymalarıyla hatırlıyoruz onları. Tıpkı sadece sanatını icra etmek için çabalayan diğer Türk sinemasının emektarları gibi. Ve 10 Mayıs 1975 yılı geldiğinde Necdet Tosun oynadığı birbirinden eğlenceli rolleriyle bezenmiş filmlerini bize miras bırakarak genç denilebilecek bir yaşta 49 yaşında hayata gözlerini yumdu. Necdet Tosun gerçekten özlemle anılacak ender sanatçılardandı. Sadece filmlerden tanıyabildiğimiz bu sevimli adamı Türk sinemasının ve sinemaseverlerinin özlediği konusunda hemfikirizdir umarım. Çünkü o ‘İyi Adam’dı.
alıntının adresi;http://www.milligazete.com.tr/index.php?action=show&type=news&id=76763
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun