Evdeki bulgurdan olmak…….

İki kız öğrenci üniversiteyi kazanıp şehirde mütevazi bir ev bulup depozitini de ödeyerek öğretim hayatına başlarlar.
İkisinin de ailesi fakir olduğun için kıt kanaat sürdürmektedirler yaşamlarını.
4 Yılın sonunda kızlardan biri okulunu bitirerek ev’den ayrılır,diğer öğrenci kızın daha 4 ay vardır okulunu bitirmesine.
Ev kirasını tek başına ödemek zorunda kalması ve yalnızlık zorlasa da genç kız okulunu bitirir ev sahibine çıkacağı günü söyler.
Ev sahibi evini kiraya verdiği durumda boyalı badanalı ve temiz şekilde istediğini,aksi olursa depoziti vermeyeceğini söyler.
Kızcağız nalbura giderek gerekli malzemeleri alırken nalburun bir kızın bu tür işle uğraşmasını dikkatini çekmiş olacak ki:
- Hayırdır kızım?Bu erkek işi sen mi yapacaksın boya badanayı deyince kız:
- Okulum bitti.Memlekete döneceğim.Ev’i sahibine temiz ve bakımlı bırakıp depozitimi alacağım…diye yanıt verince nalbur:
- Bak şu alçıdan da vereyim sana duvarda delik filan varsa kapatırsın,donduğunda çelik gibi olur… diyerek o alçıdan epey bir miktar para almadan verir kız’a.
Genç kız iki gün iki gece tüm evin badanasını boyasını yer ve cam temizliğini yapar.Ev’i kontrol etmesi için aynı apartmanda oturan ev sahibini çağırır.Suratsız bir halde kontrole gelen evsahibi daha dışkapıda söylenmeye başlar.
-Ne biçim boyamışsın evimi?! Hertaraf berbat kirli.Evimi mahvetmişsin,ben sana depozit filan vermem, anahtarımı ver defol git! diyerek evin anahtarı alıp gider.
Aslında çok güzel boyanmış tertemiz hale getirilmiş ev’e bu bahaneleri uyduran şerefsiz evsahibinin derdi depozitin üzerine yatmaktır.
O paraya şiddetle ihtiyacı olan ve ertesi sabah için memleketine bilet almış olan zavallı kız’a ,onca masraf yorgunluk üzerine de bu haksızlık çok ağır gelmiş olacak ki ağlamaya başlar.
Ağlarken bir ara nalburun kendisine verdiği alçı aklına gelir.Elini yüzü yıkar.Alçının tamamını büyük bir leğende suyla karıştırıp mutfak lavobosına, daha sonra duş giderine, geriye kalanı da tuvaletin lavobosuna dökerek hıncını almış insan rahatlığıyla yatar.
Ertesi günde sabah erkenden evden ayrılıp memleketine gider.
Ev sahibi bir sonraki kurbana kiraya verdiği evin durumu öğrenince üzerine yattığı depozitin belkide on katını harcayarak tüm kalebodurları kırdırıp gider borularını değiştirmek zorunda kalınca anlar yaptığı haksızlık karşısında yediği kazığı.Yaşanmıştır.

This entry was posted in Kitabın ortasından(ibretlik), yaşamdan hisseler. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>